“Bayındır Kırtasiye, dünyanın en önemli müzelerine, kurumlarına ve yayınevlerine yaptığı çalışmalarla başarısını uluslararası boyuta taşıyan bir firma. Yıllar içinde gelişen teknikleri, ustalıkları ve kırtasiye sektörüne getirdikleri yenilikler hakkında sohbet ettiğimiz Bayındır Kırtasiye Firma Sahibi Mustafa Bol, ciltleme alanında estetik, teknik ve özeni bir arada tuttuklarını ifade etti. İşlerinin temelinde görsel sanatların yattığını belirten Bol; “Matbaa çok ince bir sanattır… Hem kâğıttan hem selefondan hem grafikten hem makinadan hem de mürekkepten anlayacaksınız” dedi.”
Firmanızı kısaca tanıtır mısınız?
Bayındır’ı 1979 yılında, Bayındır Kırtasiyeyi de 1985’te kurdum. Satış noktamız Tahtakale’deydi, 1984 yılında her şeyi şimdiki bulunduğumuz bu yere, Bağcılar Matbaacılar Sitesi’ne taşımış olduk. En başta muhasebeyle ilgili evrakları, defterleri imal ettirmeye başladık. Bunları piyasada yaptırıyorduk. Piyasa ihtiyaçlarımıza cevap veremeyince kendi tesisimizi kurduk ve üretime başladık. Bu süreçte de bulunduğumuz bu yeri satın aldık ve zaman içerisinde makine parkurumuzu geliştirdik. Yaklaşık 400 çeşit ürünle hizmet veriyoruz. Son derece gelişmiş ve yeterli makinalarla hizmet veriyoruz. Bundan dolayı piyasadaki firmalardan birçok kitabın ciltlenmesiyle ilgili teklif geliyor. Tabii biz işi ikiye bölmüş olduk. Birincisi; makinalarımızın kalitesi ve yeterliliğinden kaynaklı ihracatçı firmalar için cilt desteği veriyoruz. İkincisi de kendi imalatımızı yapıyoruz. Bizde ofset baskı yok, bu hizmeti dışarıdan alıyoruz. Bu hizmeti aldığımız noktalardaki arkadaşların işlerini de biz yapıyoruz. Karşılıklı bir destek içinde çalışıyoruz. Çalıştığımız sekiz büyük matbaa var. Bu sekiz büyük matbaanın cilt işini yapıyoruz. Kendi işlerimiz için de iki matbaa ile çalışıyoruz. İşlerini yaptığımız bu sekiz matbaa sayısını dokuza ya da daha fazla sayıya çıkarma şansımız yok. Ancak onlara cevap verebiliyoruz. Bu noktaların da tamamına yakını ihracatçı firmalar. Dolayısıyla çok kaliteli ürünler çıkarması gerekiyor. Baskı yapıyorlar ancak cilt tesisleri yok. Örneğin altı baskı yapıp İngiltere’ye gönderilen bir kitabın ciltlemesini yaptık. Amerika’nın en büyük müzesi için yapılan bir moda kitabının ciltlemesini yine biz yaptık. Bunun gibi birçok ürünün ciltlemesini yaptık. İhracatçı matbaaların işlerini de tamamlamış oluyoruz. Kaliteli bir ürünü ihraç etmeyi planlayan ancak ciltleme tesisi bulunmayan firmalara bu hizmeti veriyoruz.
Pandemi süreci ihracat çalışmalarını nasıl etkiledi?
Türkiye’den dünyanın her yerine ihracat yapılıyor. Pandemi, ihracat ayağını olumsuz yönde çok fazla etkiledi elbette. Çalıştığımız matbaalar pandemi sürecinde yüzde 50 kapasiteyle çalışmak durumunda kaldı. Sipariş geliyor olsa yirmi dört saat çalışabilirler. Özellikle Avrupa pandemiden çok etkilendi. Buralardan sipariş gelmeyince bu ihracatçı büyük matbaaların işleri büyük oranda düştü ve çok fazla sipariş alamadılar. Bu arada Türk-i devletlere ve Rusya’ya çalışan firmalar da çok fazla sipariş alamadı. Bu durgunluk hala devam ediyor. Bir örnek vereyim; Türkiye’deki iki büyük matbaa Türk-i devletler ile Rusya’ya büyük miktarlarla çalışıyordu. Ancak pandemi başladığından bu yana bu matbaalar maalesef çalışamaz duruma geldi.

Pandemi sürecinde online fuar ya da satış etkinliklerine katıldınız mı? Fiziki fuarlar ilekıyasladığınız da etkisini nasıl değerlendirirsiniz?
Pandemi sürecinde fiziksel ya da dijital hiçbir fuara katılmadık.
Kendi alanınızla ilgili yurtdışında yaşanan gelişmeleri takip ediyor musunuz? Gördüğünüz farklılıklar nelerdir?
Biz pek çok yurt dışı fuarını ziyaret ediyoruz. Çin Guanzo’da silikon vadisi diye bir yer var. Bir arkadaşımla birlikte oraya gittik. Orada çok büyük matbaalar var. Bunlardan birinden randevu aldık. Bize matbaayı gezdirdiler. 80 grafi ker aynı yerde çalışıyordu. Dünyanın her ülkesine iş yapıyorlar. Bizim Erof kapak yapma makinamız var. Bahsettiğim o yerde ise 4 tane kapak yapma makinası olmasına rağmen, bizdeki makine kadar iş çıkaramaz. Yine 20 tane stampa makinasıyla hizmet veriyorlardı. Müller Martini’nin stampa makinası saatte 4 bin sekiz yüz baskı yapıyor. Bu 20 stampa makinası günde en fazla 5 bin tane basabilir. Yani bahsettiğim bu bir stampa makinası hepsine bedel. Yine Guanzo’da bu fabrikadaki 7-8 tane baskı makinası bir Japon ya da Alman baskı makinası kadar baskı yapamıyor. Burada kutu makinası da hiç görmedim, kutu sanayinde elle çalışıyorlar. Ancak dediğim gibi dünyanın her yerine üretim yapıyorlar. Bize kâğıt depolarını da gezdirdiler. Kâğıt deposu mu, bir fabrikanın stok merkezi mi belli değil. Öylesine büyük bir alandan bahsediyorum. Paletleri 5’er kat dizmişler, içerisi kâğıt dolu devasa bir hangar.
Sektörde uzun yıllar faaliyet göstermek, markalarını bir adım öteye taşımak isteyen firmalara neler önerirsiniz?
Öncelikle çok kaliteli ürün yapmak gerekiyor. Kaliteden kesinlikle ödün verilmemeli. Fiyat her zaman ikinci planda gelmelidir. Ben, kardeşim Ahmet ve eski ortağımız olan hesap uzmanı Timuçin Erdal ile ilk imalatımızı yapmaya karar verdiğimizde dedik ki; “Öyle bir ürün yapalım ki onun kullanıcısı ilk olarak fi yatına bakmasın. Kaliteyi öncelik olarak görsün.” Çok iyisini yapalım ve biz böyle tanınalım istedik. Günlerce inceledik, araştırdık ve sonunda muhasebe defterleri ve ürünleriyle ilgili üretim yapmaya karar verdik. Muhasebecinin önüne koyacağınızürünler işte tam da bahsettiğim bu kalitede ürünler olmalıdır. Çünkü muhasebeci kaliteye bakar, kullanacağı ürünün uzun süreli olmasını ister. Fiyat onun için ikinci plandadır. Biz piyasada yeni olduğumuz dönemlerde toptancılar vs. bizi tanımadıkları için ve ürünleri bilmedikleri için tabi birazcık burun kıvırıyorlardı. Aynı dönem bloknotlar yapıp gazetelerde ilan çıktık. Çok fazla ilan verdik.
Peki nerede bu ürünler, kırtasiyecilerde… Kırtasiyeciler toptancıları zorluyor ama toptancıda ürün yok. Bu arada Hürriyet gazete dağıtım noktalarına bizim bu ürünlerden gönderdik. Bu noktalarda bizim ürünlerimiz müthiş bir şekilde satılıyor. Ben Hürriyet eski mensuplarından olduğum için, gazete satılan bu noktalarda bizim ürünlerin satılmasını da sağladım. Bana destek olması için böyle bir imkân sağlamış oldular. Birinci apelde 3 kamyon matbu evrak gönderdik. Çok büyük bir miktar bu tabi. Dikkat edin, bahsettiğim yıl 1979…
2020 yılı tüm dünya için zor geçti. Firmanız bu süreçte nasıl bir çalışma politikası izledi?
Çalışanlarımızın hemen hepsi işyerimizden çalışmalarına devam etti. Bizde işler birkaç basamaktan geçiyor. İdareciler ve grafi ker arkadaşlarımız uzaktan çalışamaz. Pazarlamacı arkadaşlarımız ise sahada ve evde çalışabilir. Ustalar da makinaların başında olmalı. Şöyle düşünün; grafi kerler tasarımları yapıp bizlerden, satışçılardan,lardan yönlendirme ve onay aldıktan sonra baskı aşamasına geçiliyor. Sürecin tamamında titiz olmak zorundayız. Her şey yolunda giderse bir makinada saatte 3 bin kitap çıkıyor. Küçük bir aksamada usta bunu fark edemezse tüm baskıları kaybetme durumu doğabilir. Bu sebeple büyük dikkat gerekiyor.
2021 için hedefl eriniz ve öngörüleriniz nelerdir?
Pandeminin seyrini bilmediğimiz için hiçbir hedef öngöremiyoruz maalesef. Bizim hedefl erimiz var elbette, ancak pandemi izin verirse bu hedefl erimizi gerçekleştirebileceğiz.Şu anda tüm dünya gibi bizler de sinmiş bir durumdayız. Yarın ne olacağını hiçbirimiz bilmiyoruz. Kırtasiyeciler bu dönemde okula yönelik ürünlerden çok, çocukların evde kullanabileceği, öğrenebileceği, eğlenebileceği ürünlere yatırım yapmalı.,
Eklemek istedikleriniz?
Eklemek istedikleriniz? Bizim işimiz tamamen görsel sanatlarla ilgili. Estetik yakalanamazsa başarılı olunamaz. Matbaa çok ince bir sanattır hem kâğıttan hem selefondan hem grafi kten hem makinadan hem de mürekkepten anlayacaksınız. Bizim büyük makinamız beş parça halinde geldi. Biz sandıkları açtık ve makinaları Almanya’dan montörün geleceği güne kadar uç uca getirdik. Montör makinayı görünce çok şaşırdı ve “Ben Hindistan’dan geliyorum, oradaki makinaları uç uca getirmek için bir hafta uğraştım” dedi. Şaşkın bir halde bizi tebrik etti. Biz sabah saatlerinde başladık ve ikindi gibi baskı almaya başladık. Yaptığımız iş böylesine ustalık ve incelik gerektiren bir iş.
BAYINDIR KIRTASİYE FİRMA SAHİBİ – MUSTAFA BOL
