logo

İstoç 21 Ada No: 57 - 59
Mahmutbey / İSTANBUL

0212 659 91 48 pbx

bilgi@tukid.org

BİR HAYALİN İLK ANININ TANIĞI KALEM VE DEFTERDİR

BİR HAYALİN İLK ANININ TANIĞI KALEM VE DEFTERDİR

TÜKİD
BİR HAYALİN İLK ANININ TANIĞI KALEM VE DEFTERDİR

BİR HAYALİN İLK ANININ TANIĞI
KALEM VE DEFTERDİR

TOBB TÜRKİYE KREATİF
ENDÜSTRİLER MECLİSİ
BAŞKANI
A. Ata KAVAME

"Son on yılda devlet politikalarında yer bulan ve her geçen gün ülke
ekonomilerine katkılarıyla önemi daha da artan kreatif endüstrilerin, küresel
çapta 2.250 milyar dolar geliri bulunuyor. Merak ve hayalle başlayan ve
yarattığı değerle ekonomiye kartı sağlayan endüstrinin detaylarını TOBB
Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi Başkanı Ata Kavame ile konuştuk.
“Kreatif fikir hayalle başlar, bilgiyle şekillenir, kalem ve kağıtla gerçek olur”
diyen Kavame, Türkiye’nin bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu
ve bunun geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Kırtasiye sektörünün kreatif
endüstrilerin en önemli parçası olduğunu da belirten Kavame,
“Hayaller kırtasiye mağazalarında nefes alır!” dedi."

Siz kısaca tanıyabilir miyiz?
10 Kasım 1980 İstanbul doğumluyum. Liseyi Marmara Koleji’nde bitirdim. Ardında Bahçeşehir Üniversitesi’nde Siyasal Bilgiler ve UAİ okudum. Lise ve üniversite eğitimimi bugünün dünyasına “başarı” diye nitelenecek şekilde aldım diyebilirim. Akademik olarak başarılı değil ama ilgi alanlarımda, sosyal faaliyetlerde kulüplerde aktif görevler alarak eğitimimi sürdürdüm. İş hayatı biraz erken başladı, 1994 yılında İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği caz müzik
ve film festivallerinde, bienalde yer gösterici olarak çalıştım. Bir lise öğrencisinin tüm bu festivallere biletle gitmesi mümkün değil elbette. Ama
orda daha küçük yaşlarda sanatın birçok dalı ile yakından tanıştım. Zevk ve merak ile attığım o adımlar ve edindiğim “bilgi” bugün hayatıma
şekil verdi. Her yaratıcı fikir aslında ihtiyaçtan doğar. Festivallere duyduğum ilgi ve merak bana hem para kazandırdı hem de doyasıya
gittiğim festival zevkleri miras bıraktı. Elbette sadece para kazanıp festival görmüyorsunuz. 2008 yılına kadar Türkiye’de belli başlı festival ve organizasyonlarda çeşitli görevler aldım. 2008 yılında ise ilk şirketimiz TatuCs’yi kurduk. Deneyim tasarımı yapan bir firma. Bir markanın yüzü reklamsa, sesi halka ilişkiler, insanlara dokunduğu elleri ise etkinliklerdir. İşte o zamanlar, dokunarak başladık iş hayatımıza, şimdi yepyeni ifadeler var. Sadece dokunup konuşmuyoruz, anılar
bırakıyoruz, heyecanımızı paylaşıyoruz, birlikte hayaller kuruyoruz. Sadece önümüze gelen bariyerleri aşan işler değil, vizyon kattığımız, bizi çağın ilerisine taşıyan fikirler üretiyoruz.

Çalışmalarınızın en önemli kaynağı nedir?

Meraklı olmak! Ben hayatım boyunca meraklı bir insan oldum. Konuştuğum herkese de aynı şeyi söylüyorum. MERAKLI OLUN! Meraklı
insan öğrenir, meraklı insan yaratıcı zekasını kullanır, meraklı insan yol bulur, çözüm bulur, girişimci olur.

Kreatif endüstri nedir?

“Kreatif Endüstriler” dünyada kapsadığı birçok dal olmasına rağmen, temelde gelirinin büyük kısmını yaratıcı zeka veya hayal gücü üzerinden
sağlayan meslek gruplarına deniyor. Türkiye’de kreatif endüstriler çatısı altında, moda tasarım, sahne sanatları, müzik, tiyatro, film, heykel,
plastik sanatlar, ilim, edebiyat, grafik tasarım, dijital oyun, yaratıcı etkinlikler, fotoğrafçılık, mimari ve reklam gibi yaratıcı meslek grupları bulunuyor. Bu aşamada Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği inisiyatifi ve Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu liderliğinde sektör meclisleri kurulmaya başlandı. TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi sektördeki rekabeti; dolayısıyla kaliteyi arttırmak için 5174 Sayılı Kanun’un 57’nci maddesine dayanılarak kurulmuş bir meclis. Temsil ettiği
sektörü kamu nezdinde temsil etmeye yetkili en üst düzey yapıdır aynı zamanda. Temsil itibariyle en kapsayıcı platformdur. Meclislerde sektörlerin en önde gelen firmaları, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kamu kurumlarının temsilcileri yer alır. Şu an ikinci dönemi devam eden meclisimizin biri Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere 40 üyesi bulunmakta ve düzenli aralıklarla seçimleri yenilenmektedir.

Bir hayalle başlayan, yazı, ses ya da çizgilerle ifade edilen
tüm fikirler kreatif materyal sayılır mı? Ya da sayılmalı mıdır?

Net cevap vermem gerekirse sayılır. Kreatif fikir, adı üzerinde nerede ve nasıl ortaya çıkacağı öngörülemeyen, çeşitli enstrümanları kullanan organik bir yapı. Aklınızda kimsenin göremediğini görünür kılmak için ihtiyacınız olan şey, bunu yazıya, sese, çizgilere dökmektir. O zaman hayal, bir anda projeye dönüşür. Tarihte adını duyduğumuz tüm figürler sadece hayalleri ile değil, o hayalleri başarmalarıyla tarihe adını yazmış olanlardır. Bu sebeple hayallerinizin olması yetmiyor. Onu
başaracak yeterli bilgiye, donanıma sahip olmanız da gerekiyor. Bilgi sizin yaşamı yorumlamanız için en değerli araçtır. İşte burada bir faktör daha hayatınızı gidişatını derinden etkiler. Yaratıcı zekanız. “Yaşamda  başarılı olmanın bir kuralı var mıdır?” deseler, bu iki araç yeterli derim. Önce; olabildiğince çok bilgi edinin, sonra bu bilgiyi nasıl kullanacağınıza karar verin. İşte bu kararı verebilmek için de yaratıcı zekanızı kullanın. Ama önce hayal etmek. Her başarı hayalle başlıyor…
Türkiye’nin ihtiyacı kreatif beyinleri çoğaltmaktır. Her alanda bunu desteklemeli ve onlara yepyeni bir vizyon sunmalıyız.

Kreatif endüstri kavramı sadece belirli bir sektör ya da iş kolunu mu kapsar?

Bakın, Birleşmiş Milletler tarafından yapılan araştırmaya göre bugün katma değerli meslekler sıralamasında kreatif sektörler açık ara tüm
sektörleri geride bırakıyor. Kreatif sektörlerin yatırımı beyindir. Genç, parlak beyin. Türkiye bu anlamda dünyanın en verimli madenine sahip. Gençlerine. Pırıl pırıl beyinlerine sahip. Bu potansiyeli daha çok ortaya çıkartmalıyız. Kreatif beyinler için özel ders programları, tarama toplantıları düzenlemeliyiz. Bu konuda teşvikler artmalı. 100 yaşına geldik. Yüz yaşındakiler ülkemizin kurucu gençleriydi. Bu yüzyılda şimdi sıra geldi bizi dünyada ileriye taşıyacak; bu bayrağı geçen yüzyılın
gençlerinden daha ileri taşıyacak bugünün gençlerine. Hedefi miz, bizden bir önceki jenerasyonu geçmek olmalı. Ülkeler, toplumlar ancak bu şekilde gelişirler. Bu hayali, yaratıcılığı sanatla gösterebileceğiniz gibi pek tabi mimari, reklam, moda tasarımı, sanayi ve teknolojiyle de gösterebilirsiniz. Elinizdeki bir kalem, defter tüm
hayalinizin hayata geçtiği ilk anın izleri olabilir. Bu zekayı odaklamak, eğitmek yani bu kasları geliştirmek bizim elimizde. Bu sebeple kreatif fikirler iş hayatının her alanında var. Başarılı markalar, şirketler, devletler hatta ordular işte bu kreatif fi kirlerinden dolayı başarılı. Ancak kreatif endüstriler altındaki meslek grupları hayallerini sadece hayallerini pazarlıyorlar. Bir kalem tasarımı hayal edin. Ne kadar güzel tasarlanmışsa satışı o kadar artar. Bu kalem için kreatif fi kir
düşünülmüştür. Burada satılan obje kalem. Ana iş kalem satışı. Kreatif endüstri ise bu kalemin fikrini veren tasarım firması, reklam ajansı ya da
tasarımcı. Onların asıl gelir kalemi ise kreatif fikirdir. Bu sebeple kreatif endüstriler tanımı yapılma ihtiyacı doğuyor. Kreatif bir fi kri hayatınızın
her noktasında evde bile bir enstrüman olarak kullanabilirsiniz. Ama bu araç sizin asıl gelir kaynağınızı oluşturuyorsa bence kreatif endüstrilerin
içindesiniz demektir. Her ülke, her toplum ve her insan ancak yaratıcı zekanın doğru kullanımı ile sınırlarını aşabilir. Her insanın yaratıcı zekası var. Doğuştan gelen hayatta kalma içgüdümüz bu.

Kırtasiye sektörü kreatif endüstrilerin içinde nasıl bir öneme sahiptir?

Kreatif endüstrilerinin birçok dalı kırtasiye sektörü ile içi içe. Modadan mimariye, sanatın birçok dalında temel taşlarımızı oluşturuyor. Hem alanda olduğu gibi kırtasiye sektöründe de değişim yaşanıyor. Zamana uyum sağlıyor. Ancak pandemi süreci birçok sektör için olduğu gibi kırtasiye sektörü içinde çok zor geçiyor. Kreatif fi kir hayalle başlar, bilgi ile şekillenir, kalem ve kağıtla gerçek olur.

“Moda” kavramının sadece tekstil- hazır giyim sektörü için kullanılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Mesela
kırtasiyenin modası var mıdır?

Bu yerleşik bir terim. Hazır giyim ve tekstil sektörü bunu erken sahiplenenlerden. Ancak Kavram konuşuyorsak biz Meclisimizde “Moda” demiyoruz, “Moda tasarım” diyoruz. Çünkü tam da sizin söylediğiniz gibi moda kavram olarak “Genel akımı, Genel tercihi” ifade eder. Kavramı bu şekilde ele aldığımızda her endüstriyel alanda moda olur. İçinde estetik kaygıları bulunan her üretim moda yaratabilir.

Kreatif çalışmalar- moda ekonomi- kalkınma kavramlarının bağlantı noktaları nedir?

İnsanların satın alım tercihlerini belirleyen en önemli unsurun moda etkisi olduğunu zaten biliyoruz. Moda etkisinin oluşmasını sağlayan
en önemli unsur ise kreatif fi kir ve tasarım. Yani eğer iyi bir fi kriniz ve kreatif bir tasarımınız varsa bunun moda olması daha kuvvetli bir
ihtimal. Eğer bunu dünya çapındabaşarılı yapabilirseniz ekonomik olarak değeri eşsiz olur. Ülkerler bu sebeple kreatif zekanın gelişmesine
yatırım yapmalılar. Öne çıkmak, bir akım yaratmak için kreatif, sıra dışı bir fikriniz bulunmalı. Nice sanayi teknoloji yatırımının aksine kreatif
sektörlerin yatırımı kreatif zekadır. Yani beyin. Bilgi edinmek ve sonra bu bilgiyi olgunlaştırma becerinizin maliyeti yok denecek kadar az. İşte bunu başardığınızda bir ülke kalkınır ve ekonomi büyür.

Öyleyse, burada tasarım ekonomisi kavramı da önem kazanıyor. Sizce kırtasiye sektörü bu ekonomide nasıl bir role sahip?

Tasarımın, fikrin önemli olduğunu konuştuk. Ancak önemli bir noktayı atlamamalıyız. Bakın kırtasiye sektöründe buna çok tanık oluyorsunuz. Ünlü bir markanın tasarımının replikası. Bu replika aslına baktığınızda hiç zor bir tasarım değil. Aynısını üretmek de çok kolay. Ama katma değeri sağlayan üzerinde yazan
markası. Tasarımcının adı, ürünü satan markanın adı o ürünü satış gücünüzde en etkili faktörlerden. Tekstil- hazır giyim sektöründe bunu daha da net görebilirsiniz. Aynı ürüne daha ünlü bir markanın logosunu koyduğunuzda fiyatı 10 kat artıyor.

Burada vurgulamak istediğim basamak; markalaşma. Fikriniz iyi ise, tasarımınız yeterli ise işte o zaman marka olmak için çalışmaya
başlamalısınız. Sadece fi kir ve tasarımınızın iyi olması başarı için yeterli olmayabilir. Ben Türkiye kırtasiye sektörünün de fikir tasarım anlamında eksik olduğuna inanmıyorum. Bence birçok sektörümüzde olduğu gibi asıl zayıf kasımız markalaşma süreci yeterli önemi göstermiyor olmak.

Son olarak sizin kırtasiye alışkanlıklarınızdan da bahsetmek isteriz. Kırtasiye mağazalarını gezmeyi sever misiniz?

Bu sorunuza üzüldüm. Her kim kırtasiye mağazalarını gezmeyi sevmiyorsa bizden değildir :) Heryaş insanın kendini çocuk hissettiği,
gözlerinin parladığı yerdir kırtasiye mağazaları. İçeri girdiğinizde aklınızda olandan hep daha fazlasını alıp çıkarsınız. Gezerken aklınıza
yeni fi kirler gelir. Hayalinize bir adım daha yaklaşırsınız. O defterleri, kalemleri kullanmak için heyecanlanırsınız. Rengarenk bir dünya. Gerçekten hayal gücünüz orda nefes alıyor.

En son hangi kırtasiye ürününü aldınız?

Son zamanlarda kağıttan çanta tasarımları dikkatimi çekti. Daha önce yurtdışından kendime yırtılmayan kağıttan cüzdan almıştım. Hem geri dönüşebilen bir ürün hem de özel tasarım bir ürün olması dikkatimi çekmişti. Sonra Türkiye’de CHUMAC markası ile böyle bir ürüne internette rastladım. Önce 10 yaşındaki kızıma hayvan desenli yırtılmayan kalem çantası aldım. Çok sevip bizde eşimle kıskanıp kendimize yırtılmaz kağıttan yapılan tasarım bir bilgisayar çantası ve gözlük kılıfı aldık.

Teknoloji pek çok alışkanlığımızı değiştirdi... Ajanda kullanıyor musunuz?

Dijital ajandalar kullanıyoruz ama itiraf etmeliyim ki her sene başında ajanda alıp neredeyse hiç kullanmıyorum. Bu bizim için bir alışkanlık. Koleksiyonerlik denilebilir. Yüz yüze toplantılar yaptığımız zamanlarda severek kullanırdım. Ama dediğim gibi bizim için kol saati gibi bir aksesuardır ajanda. Kol saatini de saat olarak kullanmıyorsunuz ama ayrılmak bir aksesuarınız. Sizi tamamladığını hissettiğiniz bir aksesuar. Tüm müşterilerimize her sene mutlaka hediye ettiğimiz değişmez bir hediye.

 

 

 

 

 


: