LOKASYONDAN PAZARLAMAYA, STRATEJİDEN BÜTÇEYE İSTANBUL KIRTASİYE OFİS FUARI’NDA DEĞİŞİM RÜZGARLARI
Kırtasiye sektörünün en köklü buluşmalarından biri olan İstanbul Kırtasiye Ofis Fuarı, önemli bir değişimin eşiğinde. TÜKİD’in öncülüğünde düzenlenen istişare toplantısıyla, fuarın geleceği tüm yönleriyle masaya yatırıldı. Katılımcı firmaların görüşleri, beklentileri ve eleştirileri doğrultusunda, organizasyon yapısında köklü bir dönüşüm planlanıyor. Yeni yer, yeni tarih ve yeni vizyon tartışmalarının odağında, sektöre dinamizm kazandıracak sürdürülebilir bir yapı hedefleniyor.
Kırtasiye sektörünün en köklü ve en kapsamlı organizasyonlarından biri olan İstanbul Kırtasiye Ofis Fuarı’nın geleceği, yeni bir döneme hazırlanıyor. 30 yılı aşkın süredir sektör profesyonellerini aynı çatı altında buluşturan fuarın yeriyle ilgili önemli bir değişiklik gündemde. TÜKİD iş birliğiyle hayata geçirilen, son 10 yıldır Tüyap Fuarcılık Grubu tarafından Beylikdüzü Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuar için, sektör temsilcilerinin görüş ve önerileri doğrultusunda stratejik bir değerlendirme süreci başlatıldı. Avrasya’nın en büyük kırtasiye fuarı olma özelliğini taşıyan etkinliğin sonuncusu 19–22 Şubat 2025 tarihlerinde gerçekleştirilmişti. Bu kritik sürecin en önemli adımlarından biri, 1 Temmuz 2025 Salı günü düzenlenen İstanbul Kırtasiye Ofis Fuarı İstişare Toplantısı oldu. TÜKİD Yönetim Kurulu’nun çağrısıyla bir araya gelen üyeler ve sektör temsilcileri, fuarın geleceğine yön verecek kararları masaya yatırdı. TÜKİD Başkanı Taha Keresteci’nin açılış konuşmasıyla başlayan toplantı, kırtasiye sektörüne daha verimli, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir fuar organizasyonu kazandırma hedefiyle derinlemesine tartışmalara sahne oldu. Alınan kararların, fuara yeni bir vizyon kazandırması ve sektöre taze bir dinamizm getirmesi bekleniyor.

Başkan Keresteci: “Fuarın Mevcut Koşulları Sürdürülebilir Değil”
1 Temmuz’daki İstanbul Kırtasiye Ofis Fuarı İstişare Toplantısı’nda konuşan TÜKİD Başkanı Taha Keresteci, fuarın mevcut organizasyon yapısı ve mekânına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Keresteci konuşmasında; Şubat 2025’teki fuarın ardından gelen şikâyetler olduğuna, düşük katılım ve yaşanan lojistik sorunlara, 2017’den 2025’e kadar fuar alanının yeniden 10.000 m²’ye düşmesine ve İstanbul içinden gelen ziyaretçi oranının %15–20’de kalması fuarına değinerek fuarın TÜYAP’ta devam etmesinin sürdürülebilir olmadığını belirtti. Ayrıca, alternatif olarak İstanbul Fuar Merkezi ile görüşmelerin ardından, toplam 11.000 m²’lik Salon 1 ve 3’ün fuara uygun olduğu, altyapının yenilendiği, katılımcı sayısına rahatlıkla yanıt verebileceği bilgisi paylaşıldı. Keresteci, “Sektörümüz adına kapsayıcı ve sürdürülebilir bir fuar için bu değişim bir zorunluluk hâline geldi” sözleriyle sürecin önemini vurguladı. Fuar tarihi konusunda da bilgiler veren Keresteci; “Her iki fuar organizasyon firmasıyla yaptığımız görüşmeler sonucunda, fuar tarihi için Nisan ayı öne çıktı. TÜYAP, fuarın Ramazan Bayramı sonrasına denk gelen Nisan’ın ilk haftasında yapılabileceğini bildirdi. İstanbul Fuar Merkezi (İFM) ise 12–19 Nisan 2026 haftasını önererek, fuarın bu tarihler arasında Çarşamba–Cumartesi günleri arasında gerçekleşebileceğini iletti. Katılımcılarla yapılan anketler ve telefon görüşmeleri sonucunda, Nisan ayında fuar düzenlenmesine dair güçlü bir eğilim tespit edildi” dedi. Böylece hem katılımcı taleplerini karşılayan hem de sektör takvimine uygun bir tarih aralığı netlik kazanmaya başladı.
MEKÂNSAL DEĞİL STRATEJİK DÖNÜŞÜM
TÜKİD Başkanı Taha Keresteci, fuarın İstanbul Fuar Merkezi’ne taşınmasının sadece mekânsal değil, aynı zamanda stratejik bir dönüşüm anlamına geldiğini vurguladı. Yeni fuar organizatörüyle yapılan ön görüşmelerde, fuar bütçesinin yüzde 50’sinin TÜKİD tarafından yönetilebileceğini belirten Keresteci, “Bu, sosyal medya tanıtımlarından promosyon desteklerine, otel konaklamalarına kadar pek çok avantajı beraberinde getiriyor” dedi. Lokasyon avantajı, merkezi ulaşım kolaylığı ve bütçesel şeffaflıkla birlikte yeni bir motivasyon yakalandığını belirten Keresteci, “Bu kadar kısa sürede bu kadar çok konuyu gündeme getirmiş olmak bizler için heyecan verici” ifadelerini kullandı. Yeni organizatör firmanın, ikinci yılda uluslararası fuar statüsü garantisi verdiğini belirtti. Alan daralması nedeniyle stant metrekarelerinde yüzde 10–20’lik düşüş yaşanabileceğini aktaran Keresteci, IFM’ye geçişte fiyatların söylendiği gibi iki katına çıkmadığını, TÜYAP’a kıyasla yüzde 20–30 arasında bir fark olduğunu ifade etti. “Algılar yıkıldı” diyen Keresteci, kararı sektörün ortak iradesiyle aldıklarını belirtti.

TÜM DETAYLAR İNCELİKLE DÜŞÜNÜLMELİ
Toplantıya katılan sektör temsilcileri, TÜKİD’in hızlı adım atmasından memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Karadeniz Kırtasiye’den Cihangir Aydın, “Uzun süredir beklenen bir adımın bu kadar hızlı atılması önemli” derken, Merkez İthalat’tan Cihan Şahinler, İFM’ye geçişle birlikte TÜYAP’taki yer avantajlarının korunup korunmayacağını ve fuar tarihinin daha erken bir döneme çekilme ihtimalini sordu. Teknik Atılım’dan Caner Taşdemir ise, “Ticaret hacmi düşüyor, maliyetler yükseliyor; bu nedenle yeni lokasyonun da maliyet avantajı sağlaması kritik” görüşünü paylaştı. Adel Kalemcilik’ten Serhat Çelik, yabancı ziyaretçi sayısının ve ülkelerine göre dağılımının önceden paylaşılmasının önemli olduğunu vurguladı. Melek Kırtasiye’den Hakan Melek, “Pazar günleri fuar trafiğini artırıyordu, bu uygulamanın neden kaldırıldığını merak ediyoruz” diyerek hafta sonu katılımına dikkat çekti. Eraysan Grup’tan Erol Aykut, “Yeni lokasyon ve tarih, görünmeyen maliyetleri dengeleyecek bir fırsat” dedi. Oyuncakçılar Derneği temsilcileri ise oyuncak fuarıyla kırtasiye fuarının eş zamanlı düzenlenmesinin her iki sektör için de fayda sağlayabileceğini ifade etti. Sektörün deneyimli isimlerinden Bigpoint Kırtasiye’den Ahmet Yüksel, fuarın yıllar içinde zayıflamasına dikkat çekerek “Geçmişte dünyanın en büyük üçüncü kırtasiye fuarı olarak anılıyorduk, bugün ise birçok büyük alıcı artık İstanbul’a gelmiyor” dedi. İstanbul Kırtasiye Fuarı’nın cazibesini yitirdiğine vurgu yapan Yüksel, “Antalya’daki organizasyonlar daha etkili hale geldi. Belki bu fuar oraya taşınmalı” önerisinde bulundu. Şahin Kırtasiye temsilcisi Tarkan Doğan, “Sadece Marmara Bölgesi’nde 5.500 satış noktası tespit ettik. İstanbul Fuarı’nın potansiyeli hâlâ çok yüksek” diyerek koordineli ve organize bir pazarlama stratejisinin altını çizdi. Tekiner Kırtasiye’den Erkan Tekin ise, “Bütçeyi %50 yönetmek iyi, ama bu bütçeyle uluslararası katılımcıyı nasıl çekeceğiz? Nitelikli ziyaretçiyi artıracak somut planlar nedir?” diye sordu. Doruk Tanıtım’dan Sertaç Yörük ise yer değişikliğini olumlu karşıladı: “Yeni bir algı yaratmak gerekiyor. TÜYAP artık heyecan uyandırmıyordu.” Ayrıca, oyuncak sektörüyle birleşerek üç veya dört holde geniş kapsamlı bir fuar yapılmasının katılımcı sayısını artıracağı görüşünü dile getirdi. Görüşler, yenilenme beklentisini net biçimde ortaya koydu. Toplantı süresince fuarın tarihi, hedef pazarı ve stratejik yönelimi üzerine yapılan değerlendirmeler sürdü. As Defter’den Senan Arslaner, nisan ayının ihracat hedefli fuar için uygun olmadığını vurguladı: “Fransa başta olmak üzere Avrupa’daki toptancılar kasım ayında tüm alımlarını tamamlıyor. Bizim şubat ortasını geçtiğimizde sipariş dönemimiz kapanıyor. Nisan’da fuar yapmak, ihracat için geç bir tarih.” Timon A.Ş.’den Namık Öztürk ise yalnızca tarih ve lokasyon değişikliğinin yeterli olmayacağı görüşünde: “Fuar her yıl daha da küçülüyor. Bunu tersine çevirmek istiyorsak, oyuncak gibi komşu sektörleri dahil edebileceğimiz daha geniş projelere ihtiyacımız var.” Öztürk’ün bu eleştirisine karşılık, yönetim cephesinden pazarlama odaklı dört ayaklı bir eylem planı hazırlanmakta olduğu ve bu planın satın almacılardan öğretmenlere, belediyelerden zincir mağazalara kadar çok katmanlı bir hedef grubunu kapsayacağı bilgisi paylaşıldı. Barker Kırtasiye’den Faruk Çelikten ise güçlü dijital tanıtımın önemine dikkat çekti: “Sosyal medyayı etkin kullanırsak, sadece duyuru değil bir heyecan yaratabiliriz. Bu da fuarın algısını tamamen değiştirebilir.” Merkez İthalat’tan Cihan Şahinler, yer değişikliğine dair eleştirilere “Tebdili mekânda ferahlık vardır. Yeni yönetim bu şansı hak ediyor” diyerek destek verirken; Cem Kırtasiye’den Cem Birinci ise sürecin hızlı ve doğru ilerletildiğini belirtti. Derya Dağıtım’dan Ender Karvar ise fuarın İstanbul’da kalmasının önemini ısrarla vurguladı. “Mart ayı bizim için ideal. Antalya fuarları artık ‘doldur-boşalt’a dönüştü, ruhunu kaybetti. İstanbul’daki fuar, sektörün merkezidir. Ancak 11 bin metrekarelik iki salonla sınırlı kalmamalıyız. En az 20 bin metrekarelik bir alan hedeflenmeli” dedi. Karvar ayrıca, dar alanda stant yerleşimiyle ilgili yaşanabilecek olası sorunlara dikkat çekerek planlamanın baştan titizlikle yapılması gerektiğini ifade etti. Güçlü Kırtasiye’den Emre Sümer ise sektörün karşı karşıya olduğu asıl sorunun yalnızca fuar organizasyonu olmadığını belirtti: “Bölgesel fuarlar, Antalya organizasyonları ve toptancı buluşmaları derken sektör dört farklı yapıya bölündü. İstanbul Kırtasiye Fuarı’nı tekrar cazip hale getireceksek, bazı alışkanlıklardan da vazgeçmemiz gerek.”

İHRACAT ODAKLI YAKLAŞIM
TÜKİD Başkanı Taha Keresteci, toplantının kapanışında yaptığı değerlendirmede hem ihracat odaklı yeni planları hem de dernek olarak üstlendikleri vizyoner sorumluluğu detaylandırdı. “Nisan ayı ihracat için geç olabilir, ancak bu durumu fırsata dönüştürecek farklı bir yapı kurmayı planlıyoruz. İç pazara tamamen kapalı, yalnızca yurt dışı alıcıların davet edileceği bir otel fuarı formatında B2B görüşmelerin yapıldığı yeni bir ihracat organizasyonu için hazırlık yapıyoruz. Bu fuar, ihracat beklentisi olan tüm üyelerimize açık olacak” dedi. Keresteci, İstanbul Fuar Merkezi’ne (İFM) geçiş kararının yalnızca fiziksel bir değişim olmadığını vurguladı: “TÜYAP’ta sosyal medya ve tanıtım konusunda ciddi eksiklikler vardı. Ziyaretçi sayıları yıllar içinde düşerken, bütçeler etkin kullanılmadı. Biz artık yalnızca çalışan değil, düşünen, planlayan, iletişimi yöneten bir yapı kuracağız. Dernek bünyesinde yalnızca fuarla ilgilenecek profesyonel bir kadro istihdam edilecek. Böylece organizatör değişse dahi kurumsal hafıza korunacak.” Son yıllarda ziyaretçi sayısının önemli ölçüde gerilediğine dikkat çeken Keresteci, “Bu düşüş, sadece tarih meselesi değil. Etkin tanıtım, doğru bütçe kullanımı, PR ve sosyal medya stratejileriyle desteklenmeyen hiçbir fuar ayakta kalamaz” diyerek tüm sektör temsilcilerine birlik çağrısında bulundu.

TARİH DEĞİŞİYOR: NİSAN AYINA YENİ BAŞLANGIÇ
Toplantı sonunda, katılımcılara fuarın Nisan ayında ve İFM’de yapılmasıyla ilgili bir anket – yoklama çalışması da yapıldı. Oylamada çoğunluk, İstanbul Kırtasiye Fuarı’nın 15-18 Nisan’da İFM’de yapılmasını destekledi. Fuar takviminde yapılan güncelleme ile birlikte, organizasyon artık Şubat yerine Nisan ayında yapılacak. Nisan ayı hem sektör takvimi hem de katılımcı anketleri doğrultusunda en uygun tarih aralığı olarak belirlendi.
